Yazan: admin Tarih: Pazar, 4 Mayıs , 2008 Saat: 08:08
Sağa baktım
Sola baktım
Önüm arkam
Sobelendim
Ayetler…
Ey yalnızsızlık
nerdesin?
Göğe bir bak
Hiç uçurum görüyor musun?
03.05.08 / Fındıkzade
Kategori: Genel
(39) kez okundu.
Yazan: admin Tarih: Perşembe, 13 Mart , 2008 Saat: 22:49
Tepemde baykuşlaaaaar
baykuşlaaaaar
baykuşlaaaaaar
Haber verirler cinneti…
Ben… diye başlayan cümleleeeeeeeer
cümleleeeeeeer
cümleleeeer
Bir mağlubiyeti müjdeler!
Gökyüzünde uçan kuşlaaaar
kuşlaaaar
kuşlaaaar
şimdi ben, tutsaklık çemberinin tam ortasındayım…
“Cinnetim, cennetimdir.”
Kategori: şiir
(152) kez okundu.
Yazan: admin Tarih: Perşembe, 6 Mart , 2008 Saat: 13:13
90.Sayısıyla sekizinci yaşını dolduran Ay Vakti dergisinin Mart sayısı çıktı.
Derginin bu sayısında Saadettin Öktem, Nurettin Durman, Necmettin Evci, Eyüp Azlal, Muhammed Nur Doğan, Alim Yıldız, Selami Şimşek, Naz Ferniba, Oğuz Elbaş, Necla Ceylan, Adem Turan, Yunus Emre Tozal, Ayşegül Tulû, Şeref Akbaba, Yeprem Türk, İsmail Bingöl, Lokman Traş, Bülent Gündoğan, Yavuz Ertürk, Behçet Yani, Hayati Koca, Üzeyir Süğümlü, Coşkun Ege ve Şiraze imzalarını görüyoruz.
Giriş yazısında Elif duruşların sükût çığlıklarını işitmeye, fehmetmeye davet eden Ay Vakti “Tamam, işte şimdi, durmanın tam zamanı. Durup bakmalı sizin tarafa doğru. Şehir orada, siz o şehrin içinde, yan komşu kilim silkelerken balkondan, bahçede bir kedi aranırken, çiçeğe durmak üzere olan ağaçlar rüzgârı dolamış da boynuna üşürken… Durmalı ve az biraz çiziktirmeli yüzeysel ancak; eskiz… Aylardan Mart olunca, Haşim tavrıyla bakmak zarureti üzerimizde olanca şiddetiyle… Lâkin;
Hayır, bu hâl uzun süremez, sen yakındasın;
Hâlâ dağılmayan bu sisin arkasındasın. ¹
Demeli ve hayata dair ne varsa okumalı yeniden…” Girişiyle sis içinde kaybolan bizleri yeniden kendimizi bulmaya çağırıyor.
(Devamını oku…)
Kategori: haber, edebiyat
(287) kez okundu.
Yazan: admin Tarih: Cuma, 22 Şubat , 2008 Saat: 23:30

Senin gözünde bir damla yaşa tahammülüm yok..
Seni üzen sebepleri ortadan kaldırmak için neler vermezdim?
Değil mi ki imtihan dünyasındayız ve biz;
bu yola gönüllü girdik.
Derdine dermanım yok,
Onca şeyin arasında bu dert belimi büküyor; başka değil…
Yola beraber çıktık,
Yoldayız…
Dilerim bu böyle sürer
ve
mahşerde de yoldaş oluruz;
şahit oluruz.
Aynen fotoğraftaki gibi
Omuz omuza…
Kategori: Genel
(249) kez okundu.
Yazan: admin Tarih: Çarşamba, 20 Şubat , 2008 Saat: 07:31
Çünkü bizler sadece kendi özgürlüklerimizin peşine düştük.
Oysa aslolan özgürlüğün kendisidir.
Varlığını yasaklar üzerinden kuran
ve
korkularını araç kılan zihniyet!
Sana sesleniyoruz!
İmzalıyoruz!
Henüz özgür olmadık!
Kategori: haber
(228) kez okundu.
Yazan: admin Tarih: Çarşamba, 20 Şubat , 2008 Saat: 07:22
Bundan bir yıl önce, serbest bir zeminde her konuda görüş beyan edilmesi ve tartışılması için oluşturulan fikir platformu Derin Düşünce birinci yılına ulaştı. Kısaca bu şekilde yazdım; daha fazlası için site ziyaretini öneririm.
DD Editör yazısı:
Şubat ayı Derin Düşünce Fikir Platformu için çok özel bir ay. Zira grubumuzun resmen kurulduğu ve yayına başladığı günden bu yana tam bir yıl geçti. Bir yıldır bize eşlik eden değerli yorumcularımıza en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Zira sizlerin muhalif fikirleri, tamamlayıcı bilgileri ve getirdiğiniz yeni açılımlar ile Derin Düşünce amacına ulaştı. Grubumuzun (yazarları, yorumcuları ve sessiz okurlarıyla) kısacık geçmişi Türkiye’yi sarsan olaylarla dopdolu. Sadece birkaçını anmak gerekirse:
- Nisan ayındaki e-muhtıra,
- 22 Temmuz seçimleri ve sonuçları,
- Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesi,
- Sınır ötesi harekât,
- Ergenekon’un yargılanması,
- Başörtüsü yasağının kaldırılması.
Konuşan, tartışan bir Türkiye oluyoruz yavaş yavaş. Sancısız olmuyor bu ama bir daha geri dönülmeyecek biçimde Türkiye yepyeni bir duruş alıyor. Türk halkının gitgide özgürlüklerden yana sergilediği duruş hem basını hem de siyasi partileri değişmeye, normalleşmeye itecek. Demokratik bir ülkeye yakışmayan karalama kampanyaları, ötekileştirmeler, darbeye zemin hazırlamak için saldırılar düzenlemek, korkutarak oy toplama çabaları tarihe karışıyor. Bu normalleşme sürecinde herhangi bir basın grubuna bağımlı olmayan internet sitelerinin, Derin Düşünce gibi tartışma ortamlarının katkısı büyük. Bu katkı sitelerin savundukları görüşleri, siyasî projeleri kat kat aşıyor aslında. Amaç okuyucuları şu veya bu yönde ikna etmek değil. Herkesin ama herkesin kendisininkinden farklı yaşam tarzları olduğunu hatırlamasını sağlamak birinci öncelik. Bugün olduğu gibi yarın da ülkemizde değişik dünya görüşleri, inançlar ve siyasî tercihler bir arada yaşayacak. Bu farklılıklar bir sorun kaynağı değil bir zenginlik bizler için. İşte bu farka saygı, bu olgunluk Türkiye’yi uğrunda ölünesi değil ama uğrunda yaşanası bir ülke yapacak. İyi ki doğdun Derin Düşünce. Hep birlikte nice yıllara…
Kategori: haber
(166) kez okundu.
Yazan: admin Tarih: Cumartesi, 16 Şubat , 2008 Saat: 20:21
[16 Şubat 2008 tarihinde Uiportal’da yayınlandı.]
Bu ülkede para kazanmanın, popüler olmanın, siyasete atılmanın(!), alkışlanmanın, reytingleri toplamanın en kestirme yolu bölücülük yapmaktır. Kanıt: yakın tarihte Türkiye’de yayınlanan gazete manşet ve haberleri.
Yıllardır ülkemin beli doğrulmaz çünkü, asıl tehlikeli ve kolay olan bölücülük olsa da bu fitnelere alet olmak daha kolay olmuştur. Çıkar grupları ülkemizde her an olması gereken krizden beslenmektedir çünkü. Kapı komşuları olan X ve Y kişilerinden biri solcu diğeri sağcıdır; bu kaos demektir. Aynı apartmanda oturan X ve Y kişilerinden biri Türk diğeri Kürt’tür; bu da bir kaos sebebidir. Ve aynı bölümün iki öğrencisi: X ve Y kişilerinden biri başörtü takmakta diğeri takmamaktadır; bu da bir kaos sebebidir.
Yıllardır ülkemizde krize neden olan medyaya anlatılması gereken şudur: Bunlar aslında birer bölücülük “aleti” değil; aksine demokrasinin temel araçlarından olan “çoğulculuğun” en güzel somut örnekleridir. Ve demokrasiyi savunan herkesin temel insan haklarına saygı duyması ve farklılıkları bir “korku nedeni” haline getirmemelidir.
(Devamını oku…)
Kategori: insan hakları, medya
(188) kez okundu.
Yazan: admin Tarih: Cuma, 8 Şubat , 2008 Saat: 20:13
Uykusuzluğa dayanamamama rağmen dün gece ısrarla 32.gün’ü izledim. Bu tür programlarda program sunucularının niyetini bildiğimden ve özellikle televizyonda, konuşmalar reyting amaçlı olduğundan “etik” zeminde gerçekleşmiyor elbette. Bunu bilerek izlerim bu tür programları. Hele ki söz konusu Birand ise!!
“Bakın çoğulcu hava oluşturduk” dercesine TKP’den, ADD’den, Alevilerden ve başörtülü öğrencilerden oluşan farklı seslerin yer aldığı bir program amaçlanmış; ancak başörtülüler azınlıktaydı elbette ve hepsi “yargılananlar misali” aynı yerde bir arada oturuyorlardı.
(Devamını oku…)
Kategori: medya
(317) kez okundu.
Yazan: admin Tarih: Çarşamba, 6 Şubat , 2008 Saat: 21:47
Üniversitelerde başörtüsünü serbest bırakacak anayasa değişikliğine destek veren bildiriye imza atan akademisyen sayısı 3 bine yaklaştı. Özgürlük Bildirisine bu sabah itibariyle katılan üniversite hocalarının sayısı 2931. İmza kampanyası yarın sona erecek.
Bir grup akademisyen tarafından, “Öğretim üyelerinden üniversitede özgürlük bildirisi” başlıklı metin
http://universitedeozgurluk. blogspot.com
adresinde imzaya açılmıştı.
Bu ülkede görev yaptığı üniversiteyi küçük bir devlet gibi görmeyip, eğitim ve öğretim için görev yaptığını unutanlardan dışında 3000 akl-ı selim ve vicdan sahibi akademisyenimiz de var. Kendi gibi düşünmüyor diye başkalarının en temel haklarını gasbetmeye çalışanlar dışında 3000 özgürlükçü akademisyenimiz de var.
Kategori: haber
(239) kez okundu.